Startup Gazetesi Köşe Yazısı | Ertuğrul Akben
Amazon’un kitap raflarına bakın. Yapay zekaya yazdırılmış kitaplar platformu adeta istila etmiş durumda ve gerçek yazarların satışları aşağı çekiliyor. Ağustos ayının en çok konuşulan konularından biri buydu. Kitap sektörü sadece ilk kurban; aynı sel yazılıma, ajanslara, e-ticarete ve medyaya doğru akıyor.
Girişimci gözüyle bu bir felaket haberi değil. Bu, pazarın yeniden fiyatlandığı an. Ve yeniden fiyatlanan her pazarda birileri çok kaybeder, birileri çok kazanır.
1. Arz patladı: içerik artık emtia
Bir metin, bir görsel, bir tanıtım videosu üretmenin maliyeti son iki yılda sıfıra yaklaştı. Ekonominin en eski kuralı devreye girdi: arzı sınırsızlaşan her şeyin fiyatı düşer. “İçerik üretiyoruz” cümlesi 2023’te bir iş modeliydi; 2026’da bir emtia tarifidir. Kimse buğday üretiyorum diye prim alamıyorsa, kimse de içerik üretiyorum diye prim alamayacak.
Girişimciler için: Eğer ürününüzün değer vaadi “daha hızlı ve daha ucuz içerik” ise, aynı vaadi yarın herkes sıfır maliyetle verebilir. Vaadi değiştirme vakti geldi.
2. Talep sabit: insan dikkati büyümüyor
Denklemin öbür tarafı acımasız. İçerik arzı katlanırken insanların günü hala 24 saat. Dikkat, ekonominin en kıt kaynağı haline geldi. Bu yüzden değer zinciri üretenden filtreye kaydı: hangi içeriğin okunacağına karar veren algoritmalar, cevap motorları ve güvenilen isimler. Okur artık “kim yazmış” diye bakıyor; çünkü “ne yazılmış” sorusunun cevabı her yerde aynı.
Girişimciler için: Sentetik içerik selinde marka, lüks değil hayatta kalma aracıdır. İsimsiz içerik gürültüye karışır; imzalı içerik varlığa dönüşür.
3. Deflasyondan tek çıkış: taklit edilemez özgünlük
Peki ne prim yapacak? Kimsenin kopyalayamadığı şeyler: sahadan toplanmış özgün veri, gerçek deneyim ve doğrulanabilir imza. Kendi tecrübemden örnek vereyim. 2025’te 490 firma ve 1.414 katılımcıyla yürüttüğümüz AI-MOI Turkey araştırmasının bulgularını hiçbir model kendi kendine üretemez; çünkü o veri internetten değil, sahadan geldi. Yapay zeka yazıyı saniyede yazar ama 490 firmayla görüşemez.
Girişimciler için: Bütçenizin ağırlığını içerik üretiminden özgün veri üretimine kaydırın: müşteri araştırması, saha ölçümü, kendi kullanım istatistikleriniz. Model herkeste aynı; veri sadece sizde.
4. Düzenleyici de sahaya indi
Sel büyüyünce bentler de yükseliyor. Avrupa Birliği yapay zeka ile üretilen içerikler için zorunlu etiket dönemini başlattı. Türkiye’de ise 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe giren reklam yönetmeliği, insandan ayırt edilemeyen yapay zeka karakterlerinin açıkça etiketlenmesini şart koşuyor. Yani “yapay zekayla ürettim, kimse anlamaz” dönemi hukuken kapanıyor. Şeffaf olan avantajlı, gizleyen cezalı.
Girişimciler için: Etiketlemeyi yük değil güven sinyali olarak kullanın. “Bu analiz kendi verimizden, bu görsel yapay zeka destekli” diyebilen marka, hiçbir şey söylemeyen rakibinden daha güvenilir görünür.
Bu hafta yapılacaklar
Bir: içerik envanterinizi çıkarın ve her parçaya sorun, bunu rakibim yapay zekayla bir günde kopyalayabilir mi? İki: kopyalanabilir olanları otomatikleştirin, insan mesainizi kopyalanamayana ayırın. Üç: bir özgün veri kaynağı kurun; anket, saha ölçümü veya ürün istatistiği. Dört: e-posta listesi ve topluluk gibi algoritmadan bağımsız doğrudan kanallara yatırım yapın. Beş: yapay zeka kullanımınızı şimdiden etiketleyin, yönetmeliğe yakalanmayı beklemeyin.
İçerik bolluğu çağında kıt olan tek şey güven. Ve güven, reklamla değil imzayla inşa edilir.
Kapanış sorum şu: Bu ay ürettiğiniz içeriğin ne kadarı, sizin isminiz olmadan da var olabilecek türden?
Ertuğrul Akben
Yapay Zeka & Sistem Stratejisti
ertugrulakben.com

Bihaber.tr – Güvenilir ve Tarafsız Haber Platformu
Bihaber.tr, dünyanın dört bir yanından en güncel ve tarafsız haberleri sunan bağımsız bir medya platformudur. Hızlı ve doğru bilgiye erişim için en güvenilir kaynağınız.
