1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Kış Aylarında Omurga Kırıklarına Dikkat

Kış Aylarında Omurga Kırıklarına Dikkat

Kış Aylarında Omurga Kırıklarına Dikkat
Kış Aylarında Omurga Kırıklarına Dikkat
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kış Aylarında Omurga Kırıklarına Dikkat: “Basit Bir Tökezleme Sandığınız Kadar Masum Olmayabilir” Kış aylarıyla birlikte kaygan zeminler, yağışlı havalar ve düşme vakaları artarken, özellikle ileri yaş grubunda ciddi bir sağlık sorunu yeniden gündeme geliyor: Kemik erimesine bağlı omurga kırıkları. Çoğu zaman “düşme bile sayılmaz” denilerek önemsenmeyen küçük kazalar, özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde geri dönüşü zor omurga problemlerine yol açabiliyor.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Erhan Kayalar, kış aylarında omurga kırıklarıyla çok daha sık karşılaştıklarını belirterek önemli uyarılarda bulunuyor. Dr. Kayalar’a göre özellikle menopoz sonrası dönemde kadınlarda hızlanan kemik erimesi, küçük travmaları bile büyük bir risk haline getiriyor.

“Tökezledim, geçer” demeyin

Günlük hayatta sandalyeden kaymak, halıya takılmak ya da düz zeminde ayağın boşluğa gelmesi çoğu zaman önemsenmez. Ancak Doç. Dr. Ali Erhan Kayalar, bu tür küçük kazaların özellikle kemik erimesi olan kişilerde ciddi sonuçlara yol açabildiğini söylüyor:

“Kemik erimesi olan bireylerde basit bir tökezleme, sıradan bir düşme değil; doğrudan omurga kırığı anlamına gelebilir. Özellikle 60 yaş üzerindeki kişilerde bu durum, ani başlayan ve istirahatle geçmeyen bel veya sırt ağrısıyla kendini gösterebilir.”

Ani başlayan, şiddetli ve günlerce geçmeyen ağrıların mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Dr. Kayalar, erken tanının hayati öneme sahip olduğunun altını çiziyor.

Menopoz sonrası risk katlanarak artıyor

Omurga kırıkları hem kadınlarda hem erkeklerde görülse de, menopoz sonrası kadınlar risk grubunun başında geliyor. Menopozla birlikte östrojen seviyesinin düşmesi, kemik yoğunluğunda hızlı bir azalmaya neden oluyor. Bu da kemiklerin daha kırılgan hale gelmesi anlamına geliyor.

Doç. Dr. Ali Erhan Kayalar, bu dönemde yalnızca kemiklerin değil, kas yapısının da zayıfladığına dikkat çekiyor:

“Sağlıklı bir omurga sadece güçlü kemiklerle değil, o kemiği destekleyen kaslarla mümkündür. Hareketsiz yaşam tarzı, diz ve kalça ağrıları nedeniyle yürüyemeyen yaşlı bireylerde bel kasları da hızla zayıflıyor. Bu durum omurgayı savunmasız bırakıyor.”

Kış aylarında risk neden artıyor?

Kış mevsimi omurga kırıkları açısından ayrı bir risk dönemi. Yağmur, kar ve buzlanma nedeniyle kayganlaşan zeminler, özellikle yaşlı bireylerde düşme riskini ciddi şekilde artırıyor. Popo üzerine düşmeler ise çoğu zaman sakrum (kuyruk sokumu) kırıklarıyla sonuçlanabiliyor.

Dr. Kayalar, bu tür kırıkların hafife alınmaması gerektiğini vurguluyor:

“Kış aylarında özellikle buzlu ve ıslak zeminlerde kuyruk sokumu kırıklarına sık rastlıyoruz. İlaçla ve istirahatle geçmeyen ağrılarda hastalar yıllarca oturma simidi kullanmak zorunda kalabiliyor. Oysa doğru tedaviyle bu sorun kalıcı olmaktan çıkabiliyor.”

Ne zaman doktora başvurulmalı?

Uzmanlara göre aşağıdaki durumlarda mutlaka bir hekime başvurulması gerekiyor:

  • Küçük bir düşme veya tökezlemeden sonra başlayan bel ya da sırt ağrısı

  • İstirahate rağmen günlerce geçmeyen ağrılar

  • Otururken, ayağa kalkarken artan şiddetli bel ağrısı

  • Gece uykudan uyandıran sırt veya bel ağrıları

Doç. Dr. Kayalar, “Ağrı geçer diye beklemek, omurgadaki hasarın ilerlemesine neden olabilir” diyerek erken müdahalenin önemini vurguluyor.

Tedavide yeni dönem: Kapalı yöntemler

Tıp ve teknolojideki gelişmeler sayesinde omurga kırıklarının tedavisinde son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Eskiden açık ameliyat gerektiren birçok durum, bugün kapalı ve minimal invaziv yöntemlerle tedavi edilebiliyor.

Doç. Dr. Ali Erhan Kayalar, en sık uygulanan yöntemleri şöyle anlatıyor:

  • Vertebroplasti: Kırık omurun içine özel bir çimento benzeri dolgu maddesi verilerek kemiğin güçlendirilmesi.

  • Kifoplasti: Omurga kemiğinde çökme varsa, önce kemiğin yükseltilip düzeltilmesi, ardından dolgu yapılması.

Bu işlemlerin en büyük avantajı ise hastaya konfor sağlaması.

“Hastalarımızı çoğu zaman tamamen uyutmuyoruz. Sedasyon dediğimiz kontrollü uyutma ile işlem yaklaşık bir saat sürüyor. Hasta iki saat sonra yürüyebiliyor ve çoğu zaman aynı gün ya da ertesi sabah taburcu oluyor.”

Yaşam kalitesini korumak mümkün

Omurga kırıkları tedavi edilmediğinde, kişinin günlük yaşamını ciddi şekilde kısıtlayabiliyor. Uzun süreli ağrı, hareket kısıtlılığı ve başkasına bağımlı bir yaşam, geç kalınmış vakalarda kaçınılmaz olabiliyor.

Uzmanlara göre düzenli egzersiz, dengeli beslenme, D vitamini ve kalsiyum takibi ile kemik sağlığını korumak mümkün. Ayrıca özellikle kış aylarında kaygan zeminlerde daha dikkatli yürümek, uygun tabanlı ayakkabılar tercih etmek de büyük önem taşıyor.

Son söz: Küçük düşmeler, büyük sonuçlar doğurabilir

Kış aylarında artan düşme vakaları, özellikle kemik erimesi olan bireyler için ciddi bir tehlike oluşturuyor. “Basit bir tökezleme” olarak görülen kazalar, omurga kırıklarıyla sonuçlanabiliyor. Uzmanlar, geçmeyen bel ve sırt ağrılarının mutlaka ciddiye alınması gerektiği konusunda uyarıyor.

Doç. Dr. Ali Erhan Kayalar’ın da vurguladığı gibi, erken tanı ve doğru tedaviyle omurga kırıkları artık korkulu bir kader olmak zorunda değil. Ancak bunun ilk adımı, vücudun verdiği sinyalleri görmezden gelmemekten geçiyor.

Kış Aylarında Omurga Kırıklarına Dikkat
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Bihaber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bize Katılın
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.